GİRİŞ

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 28 nci maddesine göre, katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için % 10'dur. Cumhurbaşkanı (mülga Bakanlar Kurulu) bu oranı, dört katına kadar artırmaya, % 1 'e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir.
Bilindiği üzere, KDV oranları, 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan vergiye tabi işlemler içinse %18 olarak uygulanmaktaydı.
07.07.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı” (Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar) ile genel KDV oranı %18’den %20’ye; (II) sayılı listede yer alan ürünler için geçerli %8 oranındaki indirimli KDV ise %10’a yükseltilmiştir.
İndirimli KDV oranına tabi mal ve hizmet teslimi gerçekleştiren mükellefler alışlarında genel oranda (%20) bir KDV öderken, satışlarında %1 veya %10 oranında bir KDV tahsil etmektedirler. Hal böyle olunca aradaki fark kadar bir KDV finansman yüküne katlanmaktadırlar. Alış ve satışlarında genel oranda KDV (%20) uygulayan mükelleflere kıyasla daha fazla bir KDV finansman yüküne katlanan bu mükelleflerin diğer mükelleflere nazaran katlanmış oldukları ilave KDV yükünün telafisine yönelik olarak Kanunda iade uygulaması hüküm altına alınmıştır.
3065 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Cumhurbaşkanınca vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarlarının, Cumhurbaşkanınca belirlenen sınırı aşan kısmı, bu mükelleflerin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile genel ve katma bütçeli idareler ile belediyelere olan borçlarına ya da döner sermayeli kuruluşlar ile sermayesinin % 51'i veya daha fazlası kamuya ait olan veya özelleştirme kapsamında bulunan işletmeler ile organize sanayi bölgelerinden temin ettikleri mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına yılı içinde vergilendirme dönemleri itibarıyla mahsuben, izleyen yıl içerisinde talep edilmesi kaydıyla nakden ya da söz konusu borçlara mahsuben iade edilebilir.
Vergilendirme dönemleri itibarıyla 50.000 TL’yi aşmayan mahsuben iade talepleri YMM raporu, vergi inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir.
50.000 TL ve üstündeki mahsup talepleri, vergi inceleme raporu veya YMM Raporuna göre yerine getirilir. Talep tutarının 50.000 TL’yi aşan kısmı kadar teminat gösterilmesi halinde ilgili belgelerin tamamlanıp teminatın verildiği tarih itibarıyla mahsup talebi geçerlik kazanır ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM Raporu ile çözülebilir.
İade tutarının hesaplanmasına yönelik teknik detaylara bu yazımızda değinmeyeceğiz. Ancak KDV Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-3.2.1.) bölümünde belirtildiği üzere 50.000 TL ve üstündeki vergi inceleme raporu veya YMM Raporuna göre yerine getirilir. Teminat gösterilmesi halinde teminat, vergi inceleme raporu veya YMM Raporu ile çözülebilir.

İNCELEMESİZ/TEMİNATSIZ İADE UYGULAMASI

İndirimli orana tabi malların oldukları gibi ihraç edilmeleri şartıyla mükellefler tarafından;
-Dış Ticaret Sermaye Şirketlerine,
-Sektörel Dış Ticaret Şirketlerine,
-Yarıdan Fazla Hissesine Sahip Oldukları Şirketlere,
-Kendi Hisselerinin Yarısından Fazlasına Sahip Olan Şirketlere,
tesliminden doğan yılı içindeki mahsup talepleri, miktara bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.
Yukarıda ve Tebliğin (III/B-3.2.) bölümünde belirtildiği üzere indirimli orana tabi malların olduğu gibi ihraç edilmesi halinde, indirimli orana tabi malların teslimini gerçekleştiren mükellefler için hesaplanan KDV iade tutarlarının yılı içinde mahsuben iade taleplerinde vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve teminat aranılmayacaktır.
Buradaki en önemli husus elbette dış ticaret sermaye şirketleri ile sektörel dış ticaret şirketlerinden ziyade, indirimli orana tabi malların teslimini gerçekleştiren mükelleflerin %50’den fazla hissedar olduğu (bağlı ortaklık) ya da kendilerine %50’den fazla ortak mükellefler ile ihraç edilmeleri şartıyla yapmış olduğu işlemlerdir. İndirimli orana tabi malların ihraç edilmeleri şartıyla teslimini gerçekleştiren mükelleflerin ihracat işlemleri için bağlı ortaklık kurmaları halinde, indirimli orana tabi malların tesliminden doğan yılı içindeki mahsup talepleri, miktara bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM Raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilecektir.
İncelemesiz/teminatsız mahsuben iade uygulaması aşağıdaki şekilde yürütülür:
a) 3065 sayılı Kanuna göre tecil-terkin uygulanan ihraç kaydıyla teslimler bu düzenleme dışındadır. Bu bölümdeki düzenleme, yukarıda belirtilen mükelleflere KDV uygulanarak yapılan indirimli orana tabi teslimlerden doğan yılı içindeki mahsup taleplerine ilişkindir.
Bu nedenle ihraç edilmek şartıyla indirimli orana tabi malların teslimini gerçekleştiren mükelleflerin imalatçı olma şartı aranmaz.
b) Uygulamadan faydalanılabilmesi için malların oldukları gibi ihraç edilmeleri zorunludur. Bir başka deyişle satışı yapılan indirimli orana tabi malın, ihraç edilen nihai ürün olması gerekmektedir.
c) İncelemesiz/teminatsız mahsup uygulaması, indirimli orana tabi işlemlerden, yukarıda kapsamı belirtilen teslimlere isabet eden kısım için geçerlidir.
İndirimli orana tabi malların teslimini gerçekleştiren mükelleflerin yalnızca ihraç edilmek şartıyla teslim edilen kısım için bu uygulamadan yararlanılabilecektir. Tüm teslimleri bu kapsamda olan mükellefler için uygulamanın kolaylaştırıcı etkisi önemlidir.
Bir kısım işlemleri bu kapsamda olan mükellefler için yılın başından sınırın aşıldığı döneme kadar (bu dönem dahil) yapılan ve incelemesiz/teminatsız iade kapsamına giren teslim bedelleri toplamı, aynı dönemdeki indirimli orana tabi bütün işlem bedelleri toplamına oranlanır, bu oran sınırı aşan iade tutarına uygulanarak incelemesiz/teminatsız mahsup edilebilir tutar hesaplanır.
Alt sınırın aşıldığı dönemden sonra ise sadece o dönemdeki işlemler için aynı oranlama yapılarak incelemesiz/teminatsız mahsup tutarı hesaplanır.
d) İade uygulaması bu Tebliğin (III/B-3.2.) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde yürütülür. Ancak iade talep dilekçesine yukarıda belirtilen belgelerin yanı sıra,
-İhracatı gerçekleştiren mükelleften bu Tebliğin (II/A-8.13.) bölümüne göre alınan yazı,
-Yılın başından cari döneme kadar aylar itibarıyla ve kümülatif sütunlara da yer verilmek suretiyle, incelemesiz/teminatsız mahsup kapsamına giren teslim bedelleri, bunlar dışındaki indirimli orana tabi diğer işlem bedelleri (birden fazla işlem varsa toplamları alınarak tek tutar olarak ifade edilecektir) ve her ikisinin toplamını gösteren bir tablo eklenir.
İhracatın gerçekleşmesi beklenilmeksizin incelemesiz/teminatsız mahsup talebinde bulunmak için ise teminat göstermek gerekmektedir. Bu durumda incelemesiz/teminatsız mahsup talepleri, ihracatın gerçekleşmesi beklenilmeden Tebliğin (III/B-3.2.1.) bölümündeki belgelerin tamamlanıp teminatın gösterildiği tarihte geçerlik kazanır, alınan teminat ihracatın gerçekleşip Tebliğin (III/B-3.2.3.) bölümündeki belgelerin ibrazı üzerine iade edilir.

SONUÇ

İndirimli orana tabi işlemlerde (özellikle gıda, tekstil gibi sektörlerde) incelemesiz ve teminatsız mahsuben iade uygulaması, bir mükellef için sadece bürokratik bir kolaylık değil, aynı zamanda önemli bir finansal araçtır.
Aynı zamanda bir ihracat teşviki olarakta düşünülebilecek bu uygulamanın paydaşların istifadesine sunulması önemlidir.

Bilal SIRÇA
Yeminli Mali Müşavir